cift kisilik yatagimda tek kisilik bir gece daha.

nasil bu noktaya geldim bilmiyorum. 

icine dustugum cukuru tasvir etmedigim surece kendimi orda olmadigima inandirabilirim. 

dusuncelerimi kelimelere dokmedigim surece kendime seyirci kalabilirim.

yagmurun sesi olmadigi surece yagmurlu bir gecede mum isiginda sevismeyi ozledigimi unutabilirim.

bay althusser ve bosa gecen gunlerimiz

yirminci yuzyilin marksist feylesofu louis althusser ile bosa gecen gunlerimiz arasinda bir pazar gunu miskinligi rituelinde, reggea dinlerken kurdugum bag pek ic acici degil. bilindigi uzere bay althusser, das kapital okumalari uzerine yaptigi degerli katkilardan ziyade karisini bogarak oldurmesiyle sansasyon yaratmis bir 20. yuzyil kisiligi. kendi agzindan olayin vukuu bulusuna bir bakin;

“…önümde helene var, o da sabahlıklı; karyolanın kenarına oturup geri kaykılmış durumda, sırtüstü yatıyor; bacakları gevşekçe yerdeki halının üzerine salıverilmiş. diz çöküp onun üzerine eğiliyorum ve boynuna masaj yapıyorum. hiç konuşmadan onun ensesini, sırtını ve böğürlerini ovduğum çok olmuştu (…) ama bu kez boynunun ön tarafını ovuyorum. iki başparmağımı göğüs kemiğinin üst tarafından etin yaptığı çukurluklara bastırıyorum ve öylece basılı tutarak yavaş yavaş birini sağa birini sola, kulakların altındaki sert bölgeye doğru kaydırıyorum (…) helene’in yüzü dingin ve huzurlu, hiçbir kımıltı yok; açık gözleri tavana dikili. birden dehşete kapılıyorum: gözleri çakılı oldukları yerden hiç oynamıyor, ve daha da önemlisi, dişleriyle dudaklarının arasında beklenmedik bir şey, küçük bir dil parçası, öylece kalakalmış. elbette daha önce ölü gördüğüm olmuş, ama boğazı sıkılarak ölmüş birinin yüzünü o ana dek hiç görmemişim. yine de karşımdakinin böyle ölmüş biri olduğunu hemen anlıyorum. peki, nasıl olmuş da?.. birden doğrulup bağırmaya başlıyorum: helene’i boğmuşum!”

hmm. masaj yaparken farkinda olmadan birini oldurmek.

sayin bay althusser sizin masumiyetinize yurekten inaniyorum. sizin bu yanilsamaniz omrunuzun 15 dakikasinda hukum surmusken, benim yasamimin tumu bundan ibaret. metaforik olarak yasadigimi soyleyebilirim aslinda. zira mevcut yasam dongum icerisinde biriktirdigim hayallerden ote pek bir yasanmisliga sahip olamiyorum. her ne kadar dunyanin en buyuk hizmet sirketinde beyaz yakali vasfiyla calissam da her ne kadar sosyoloji literaturunde yuppie olarak tanimlanan yeni sinifa dahil olsam da; mevcut gereksinimlerimi yerine getirmek icin herhangi bir uretim agina sahip olmadigi icin calismaktan baska caresi olmayan tum diger insanlardan pek bir farkim yok aslinda. ben de onlar gibi bugun dusumu alacagim, trasimi olacagim, gomleklerimi utuleyecegim ve yarin isime gidecegim. ve bu dongu omrumun sonuna dek surup gidecek. 70 yillik omrumun 30 yilini calisarak gecirecegim. su alabilmek icin dahi calismam gerekiyor cunku bay althusser.

ve iste boyle bosa gecip gitmeye devam edecek gunlerimiz.

diyelim ki bir ev arkadasiniz var, varsayalim ki ikiniz de  calistiginiz icin birbirinizi hic gormuyorsunuz, dolayisiyla hicbir  paylasiminiz ve iliskiniz yok. yalnizca buzdolabinin uzerine yazdiginiz  notlarla haberlesiyorsunuz. yine varsayalim ki bu ev arkadasiniz kiz  olsun. -evet ulke olarak oraya geldik olm, gelince bizi uyandir  demediginiz icin haber vermedim- herneyse bir gun isten eve geliyorsunuz  ve dustan yeni cikmis bir halde ev arkadasinizi goruyorsunuz. -bu noktada “metafordan, gercege alt metinli temsili resim”e dikkatinizi cekiyorum- ne  yapardiniz ha sorarim ne yapardiniz? -olasi tepkilerinizi dusununce  burnuma otlu peynir kokusu geldi lan- bence ileri kurumsal, interneysinil  sirketinden, kendinden bezmis olarak cikan bir insanin agzindan sadece  su cumle cikabilir; “oovv ye”. tabii teorik olarak.
bana boyle surprizlerle gelin olm.

diyelim ki bir ev arkadasiniz var, varsayalim ki ikiniz de calistiginiz icin birbirinizi hic gormuyorsunuz, dolayisiyla hicbir paylasiminiz ve iliskiniz yok. yalnizca buzdolabinin uzerine yazdiginiz notlarla haberlesiyorsunuz. yine varsayalim ki bu ev arkadasiniz kiz olsun. -evet ulke olarak oraya geldik olm, gelince bizi uyandir demediginiz icin haber vermedim- herneyse bir gun isten eve geliyorsunuz ve dustan yeni cikmis bir halde ev arkadasinizi goruyorsunuz. -bu noktada “metafordan, gercege alt metinli temsili resim”e dikkatinizi cekiyorum- ne yapardiniz ha sorarim ne yapardiniz? -olasi tepkilerinizi dusununce burnuma otlu peynir kokusu geldi lan- bence ileri kurumsal, interneysinil sirketinden, kendinden bezmis olarak cikan bir insanin agzindan sadece su cumle cikabilir; “oovv ye”. tabii teorik olarak.

bana boyle surprizlerle gelin olm.

(via queering)

Kendimi Kaybedisimin Oykusu

Evet baslik olarak bunu seciyorum. Zira kendimi uzun bir sure once oldurdum; ama oldurdugum bu “ben” sistemin yarattigi, olmami istedigi “ben”den baskasi degil. Toplumsal aga eklemlenmeye calisarak gecen uzun bir sureden sonra, kendimi yaratilan simulatif duzenden, sanal gerceklikten cektim. Sosyal statuko karmasasinda cevrimdisi oldum diyebiliriz. Suregelen karmasadan kendimi soyutlayisimin; nihilist, apolitik bir cizgide basladigini zannederken, aslinda bunun mevcut yapiya uyum saglama mucadelesi gosterirken super egomun benimsedigi yontemler oldugunu farketmemle basladigini soyleyebilirim. Sevgili super egomun benimsedigi bu yontemlerin, aslinda ortodoks sosyal ag icerisindeki konformist varolusumu orttugunu farkediyorum. Daha iyi bir insana, dunyaya gidisin evrimsel bir surec oldugunu kaniksatan, hicbir sey yapmadan durmami, susmami ongoren bir retorigi benimsedigimi simdi anliyorum.

“Oz benlikleriyle degil simulatif dunyalarindaki yansimalariyla var olan kitlelerin; kapitalist oligarsi tarafindan dizayn edilen bu yansimanin altindaki gercekligin, aslinda boudrilliard’in “col”unden baska bir sey olmadigini gorememelerinin farkindaligindagi” dusunce terorizmi fraksiyonunda, tek basina ve mutsuzum.

Sevgiler.

ey insanlar!

ihtiyaclarinizi karsilamak ve tuketim olanaklarindan faydalanmak icin degil de kendi simulatif evreninizdeki yansimanizi beslemek adina uretim agina ve bu topluma yamaniyorsaniz,

attiginiz her adim her yasanmisliginiz bu agin hiyerarsik sosyal yapisinda yukselmek adinaysa,

ucsuz bucaksiz bir col olmussa ahlaki gercekliginiz;

suskunlugumu anlayamazsiniz elbet. 

bilincim sizin realitenizi coktan terk etti.

sizin yuzunuzden yalniz ve anlasilamayan entel adam triplerine giriyorum, kendimden tiksiniyorum. bi donun kendinize bakin, bi kendinizi sorgulayin amk ya.

beni terorize etmeyin.

ne guzel abimizdin sen karl biscuit. kankalar dunyasinin yorungesinden ciktin gittin.

gunler ne boktan geciyo amk ya. bugun ofiste herkesin icinde anasini, bacisini, soyunu sopunu siktim durdum hayatin. sikicem bu ne ya. kendi kendimi imha edicem amk oturdugum yerde

Terrors unknown are freezing me,
Demons of doom are seizing me,
Is hell let loose to torture me?
Or does it mock my sight?

drugs

drugs

cevizli sucuk 2

cevizli sucuk

herkes bir isirik aldi

cevizli sucuk

…ilk defa bir hayal kurdum

cevizli sucuk

bir turlu tadamadim

by didem hanim.